Şimdiki zamana yolculuk

Yazılma tarihi: Temmuz 4th, 2010 Kategori: Edebiyat Yazılarım

Şimdiki zaman, o ki geniş zamanın içinde bir an pıhtısıdır. Gelecek zamanın ve geçmiş zamanın en koyu yeridir.Ve ben şimdi şimdiki zamanın içinde bir otobüste bir yol üzerinde bir yolculuk üzerine yazı yazıyorum. Cümleler biçiyorum yolculuğum üzerine. umarım tam üzerine göre olur. Ama bunu yazarkern söylemek zor. Yazı bitince tekrar okuduğum zaman anlayacapım ben de.

Otobüsteyim durmadan manzaralar geliyor geçiyor penceremin önünde yavaşlıyor sonra tekrar hızlanıyor. Çok güzel bir sergide gibiyim. Ben sabit durumdayım ama gezeip göreceklerim gelip geçiyor önümden. Akıp gidiyor iki yanımda manzara. sanki otobüs sabit dünya aksi yöne doğru yol alıyor. Sabitim ben dünya yolcu ” Hayırdır dünya yolculuk nereye?” diya sormak geliyor içimden Cevap belli. Hep benim zıt yöneüme gittiğine göre yolculuğu “nereye gitmiyorsam oraya” demektir.

Your secret

Yazılma tarihi: Temmuz 3rd, 2010 Kategori: Kısa Filmler Videolar

Fragments – Les bruissements du monde

Yazılma tarihi: Temmuz 3rd, 2010 Kategori: Kısa Filmler Videolar

Light headed

Yazılma tarihi: Temmuz 3rd, 2010 Kategori: Kısa Filmler Videolar

Araftayım

Yazılma tarihi: Haziran 24th, 2010 Kategori: Edebiyat Lisan-ı Hal Yazılarım

Her aklıma söyleyiveriyorum. Neden böyleyim ben. Bir gün bütün sevdiklerimi kaybedersem dilim yüzünden kaybedeceğim.

Her aklına geleni söyleyivermenin iki riski vardır. Ya akıllı olursunuz; ya da deli durumuna düşersiniz. Her aklınıza geleni söylerseniz başkalarının gözünde her zaman iki uçtan birinde yer alırsınız; ama asla ortada ve normal olamazsınız.

Biz olmak

Yazılma tarihi: Haziran 24th, 2010 Kategori: Alıntılar Edebiyat

Biz olmak Haziran 24, 2010 – Posted by admin Tatlı talı emdiğiniz şekerin birdenbire kırılarak, içinde gizlediği peltemsi ve alabildiğine ekşi sıvının ağzınızın içinde dağılıvermesine benzer şu Biz denen özne. Lav gibidir aynı zamanda. Tek ve mutlak bir kaynaktan fışkırdığı halde, sanki her yerden boy vermiş ve her yere aitmişçesine, pervasızca dört bir yana yayılan, yoluna çıkan her şeyi istisnasız, ayırımsız eteklerinin altına alan, kendi dışında bir varlık kalmayıncaya değin tüm bir yaşam alanını kaplayan, yakıcı, kavurucu, fetih tutkunu lav gibi.

Tanrı böyle konuşur kutsal kitaplarda. Tüm yaratma, yok etme, cezalandırma, mükafatlandırma eylemlerini anlatırken, BİZ diy hitap eder. Bir de anneler böyle konuşur çocuklarıyla ” Acıktık mı?” diye sorarlar mesela. “Bakmayın amcası böyle yaramazlık yaptığımıza, aslında biz çok usluyuzdur.” derler ya da. Alınan karar, yapılan tercih tamamen onlara ait olduğu halde, ortada iki ayrı benlik ve bellek değil de, som ve sonsuz bir bütünlük varmışçasına katarlar berikinin varlığını kendi varlıklarının hudutlarına.

Tanrı’nın Kuran’da, annelerinin çocuklarına,hitap ederken kullandığı BİZ formülü “Biz= Sen + Ben” değil “Biz= Ben + Ben olmayan her şey” dir. Böyle bir BİZ’in dışında kalmak mümkün değildir.

Merhaba dünya!

Yazılma tarihi: Haziran 19th, 2010 Kategori: Genel

Tekrar yayındayım. Sitemi yanlışlıkla silmiş olduğum için uzunca bir süre yazamadım. Sanal bir sakarlık var bende, güncelleme yapayım derken sitesini siliveren ilk insan olmalıyım. Nasıl da özlemişim bilemezsiniz admin panelinin mavimtrak görüntüsünü. Bu parlak ekrandaki harflerin yanyana duruşunun sevimliliğini. Her şey güzel gidiyor hayatımda uzun zaman oldu yazmayalı demiştim ya. İnsanın planladığı şeyleri aksatması için hayatında mutlaka uç bir duygu yaşaması gerekiyor ya çok mutlu olmak ya da çok üzücü şeyler yaşamak gerekiyor. Ben mutlu şeyler yaşıyorum şu anda. Hayatıma yön verecek şeyler yaşadım. Başta mezun oldum artık diplomaluı bir edebiyatçı ve işsizim. Okul bitiverdi en güzel yerinde. Filmler gibi oldu. En güzel yerinde üç elma düşer gibi. Bir güzellik düşüverdi hayatıma. Sonsuza dek mutluluk vaad eden şeyler oldu. Sonsuza değin olacak şeylerden önce mutluluğumun sınırı bakımından bir sonsuzluk var şimdi hayatımda. Esen kalın.